Ana Sayfa / AİLE VE YAŞAM / NASIL ANNE SÜTÜ VERİYORUM ?

NASIL ANNE SÜTÜ VERİYORUM ?

NASIL  ANNE SÜTÜ VERİYORUM ?

Anne sütü …

Yüzyıllardır süre gelen ,doğumla birlikte her annenin yaşadığı en doğal süreçlerden birtanesi ; emzirme .

Ben de tabiî ki bu süreci en doğalından  yaşamak istiyordum . Detaycı biri değilim pek bu konularda . Hamilelik sürecimde emzirme eğitimlerine gitmedim , videolar izlemedim ,yazılar okumadım . Bu doğal bir olaydı ve bende bebeğim sayesinde bu mucizenin bir parçası olacaktım.  7 MART sabahı 38+1 de sezeryan ile doğum yaptım .  Sezeryan doğum sonrası süt gelmez ,geç gelir vs lafları bana hiç inandırıcı gelmemişti. Çünkü  yöntem farklı bile olsa  doğum eylemi gerçekleşiyor ve tüm beden bunu algılıyor ve doğum sonrası süreç başlıyor.

Benim hikayem ufak bir aksilikle başlasa da bebeğimi yanıma ilk verdikleri anda ( doğumhanede ) karnının çok aç olduğu belliydi ki beni öptü . Emme refleksi iş başındaydı . Bebeğim ile ilk muayenesi için ayrıldık o babası ve hemşiresi eşliğinde üst kata onu merak edenlerin yanına   gitti.Epidural sezeryan olduğum için sürece eşlik ediyordum.  Her şey bir rüya gibi devam ederken benim dikiş işlemlerim tamamlanıyordu.  Yanı başımda anestezi uzmanı doktorum vardı . Bir anda elimi iki göğsümün arasına attım ve bir kemik hissettim . o andan sonra herkes benim ile birlikte panik oldu.Daha öncesinden olup olmadığını sordular , yoktu .  Doğum sırasında rahimin kasılmasıyla Aden’i çıkarmakta zorlanan doktoruma üstten karnımı bastırarak destek olmuştu doktorlardan birtanesi. Ya kemik kırıldıysa ihtimali doktorlarımı korkutmuş olacak ki hemen o bölgeyi hissedip hissetmediğim kontrol edildi. Önce iğne ile sonra buz ile. Fakat o bölge hala anestezi etkisi altında olduğundan hissetmiyordum . Bu sırada ameliyat tamamlanmıştı ve dinlenme odasına alındım . Doktorlarım radyolojiye haber vermişler ve film çekilmesini istemişler. Bu sırada ben oldukça sakin bekliyordum arada bir üşüme geliyordu beni ısıtıyorlardı. İnsan o heyecanlı anlarda zamanı saatin kaç olduğunu bilemiyor . Film çekildi sonunda bu sefer de sonuç için bekletildim derken zaman hızla ilerlemiş ve tüm sevdiklerim beni merak etmeye başlamışlar . Eşimin içeri girip olaya müdahele etmesiyle süreç hızlandı ve ben odama bebeğimize kavuşmaya gittim. Tüm bu işlemler sırasında vakit kaybettim ve kaybettirildim. Beni odama götürseler , radyoloji odama gelse vs ben bebeğime daha çabuk kavuşacaktım ve onu besleyebilecektim . Aden 09.03 de dünyaya geldi ve biz kavustuğumuzda saat 12 olmuştu . Benim yanımdaki doktorların bebek katıyla iletişimde olması ve benim yukarı gidişimi hızlandırmaları gerekirdi.  Daha bir sürü parametre ürettim kendime ama sonuçta yapacak bir şey yoktu böyle olmuştu . keşke o kemiği ben görmeseydim dedim ,ihmal etseydim bir an önce gitseydim ve bebeğimi besleseydim . Ya da yenidoğan bölümü arasaydı bebek aç anne geliyormu deseydi ? Ne söylesem boş olan olmuştu .

Asıl mesele bunca detay arasında ; Aden’in ben geciktiğim için mama ile beslenmesiydi. İLK KAVUŞTUĞUMUZ ANDA hemşireler tarafından bilgilendirildim . Kan şekeri düşmüş ve 15cc mama verilmiş. Tamam dedim yapacak bir şey yok . Sonuçta ben yoktum ve bu durum da hayati önem taşıyordu. Aden çok güçlü bir bebekti ve tüm gücüyle emmeye çalışıyordu. Elimden geldiğince bende emzirmeye çalışıyordum . Öyle bir şey ki tutmayı bile kavrayamıyor hemen insan bebek memeyi alamıyor ağlıyor sen geriliyorsun. Bebek hemşireleri sürekli yardım durumunda . Bir ara eşimin düzgün tutamıyorum diye laf söylediğini hatırlıyorum . Ki sonrasında ne yapıyorum ben ya Dedi 🙂  Bir günde yaşananlar o kadar çok ki insan şaşkınlıktan ne yapacağını bilemiyor.

Hastanede kaldığımız 2 gün ve gece boyunca emzirme ve mama desteğiyle geçti.2. Gün göğüslerim yara olmaya başladı. Özellikle bir tanesi o kadar çok acıyordu ki hep diğer göğsümü veriyordum. Hemşireler birkaç ilaç tavsiyesinde bulundu. Eşim hemen onları almaya gitti çünkü canım çok yanıyordu . Ben doğum öncesinde lansinoh göğüs ucu kremi almıştım . Çok fazla sürmedim öncesinde. Hemşirelerin tavsiyesi ile de garmastan pomat ve e vitamini kapsülü aldık. Eczanenin tavsiyesi ile de göğüs kalkanı almış eşim . Hepsini birden kullanmaya başladım ama iyileşmiyordu ve sanki hiç iyileşmeyecek gibi hissediyordum. Neyse ki hızla geçti ve ben emzirmeye devam ettim. Emziremediğim gün boyunca mama ile besledik. Zaten uzun süre uyuyor ve az mamayla doyuyordu . 30 cc mama veriyorduk nerdeyse 3 saat acıkmıyordu . Mamayı hastanede hemşirelerin eşime öğrettiği gibi kadehle veriyorduk . Bu çok kolay bir yöntem değil aslında el alışkalığı istiyor . Kaşıkla verelim dedik o zaten başlı başına bir faciaydı . Aden acıkmış , benim göğüslerim yara ,kaşığa saldıran ağlayan bir bebe ve gergin çaresiz anlar . Ertesi gün emzirmeye başladım fakat yaralar tam olarak geçmemişti.günde bir kez de 30 cc mama veriyorduk ağlarsa. 5. Gün kontrolümüzde kilo kaybı endişe edecek boyutta değildi . Çıktığımızın altına düşmemişti. Fakat sarılık değerimiz 13.5 ti . Yalnız  bu değer kan ile ölçülen değil vücudun çeşitli yerlerine dokundurularak ölçen biliçekin verdiği sonuçtu. Doktorumuz 7. Ci gün sarılığın artabileceğini 18 in üzerinde olursa hastaneye gelmemizi söyledi. 7.günümüz Pazar günüydü hastaneye gittik ve topuk kanı verdik. Sonucu sistem üzerinden göremeyip çıkmadığını düşündük ve  4 saat kadar bekledikten sonra çağrı merkezini arayıp sonucumuzu öğrendim . Adenin sarılığı 19.5 ti . Eşim hemen doktorumuzu aradı ve cevap hemen hastaneye oldu.  O andan sonrası hayatımda yaşadığım en zor anlar oldu.

Aden Fulya Acıbadem Hastanesinde doğdu . Biz evimize yakın olan Kadıköy de kan verdik 7. Gün . Doktorumuz fototerapi görmesi gerektiğini söyledi.  Kadıköye gitsek kimseyi tanımıyoruz . Ne yapalım ne edelim derken eşim Fulyaya gidiyoruz hazırlan dedi. Sonuçta orada doğdu ,hemşireleri tanıyoruz içimiz orada rahat eder dedi. Fulyadaki yenidoğan ünitesi gerçekten çok başarılıydı. Hızla hastaneye gittik. Gitmeden öncede yenidoğan ünitesindeki uygunluğu teyit ettik. Gittiğimizde Aden için hazır bekleyen hemşiremiz bizi karşıladı . Tekrar kan alacaklarını ve tedaviye başlayacaklarını söylediler. O arada biz ise yatış işlemi için çağırıldık. Bunu kısa geçeceğim  yatış işlemini yaptık .

Aden’i önce Allah’a sonra hemşire ablasına teslim ettik. Hayatımda yaşadığım en ama en zor andı. Sürekli ağlıyordum ve sakinleşmem mümkün olmuyordu . Bebeğimizi  yoğun bakım ünitesine bıraktık.Aden için süt bırakmam gerekiyordu ama benim ağlamaktan ne iştahım vardı ne moralim. Zar zor bir miktar süt bıraktım fakat bu yeterli değildi. Mama takviyesi de yapıldı.2. Sağmam da biberonu yere düşürdüm ve yarısı döküldü . Zaten sürekli ağlıyordum .birde üzerine bu aksilik :(Öyle anlar ki hatırladıkça kötü oluyorum . Fototerapi çok yaygın bir uygulama olmasına rağmen insan yinede korkuyor . Hastaneden çıktıktan sonra gelip onu bırakmak o kadar kötüydü ki . Fototerapi sürecini  daha detaylı anlatmak isterim . Burada kısaca bahsetmiş olayım .

Tüm bu yaşananlar bizim mamaya devam etmemizi desteklemişti. Sarılığı atlatması için beslenmesi aç kalmaması gerekiyordu.Ben elimden geldiğince emziriyordum ama ağladığında aç mı acaba vs deyip mama da veriyorduk . Bir an önce kendisini toparlaması için bende mama vermekte bir sakınca görmedim. Foto terapi sürecini atlatıp eve geldiğimizde mamayı biberon ile vermeye başladık. Aden biberonu rahatlıkla çekebildi ve çok sevdi. Tabiki karnı doyan ve ağlamayan bir bebek olunca bizde mutlu olduk . Gündüzleri hep emzirdim gece 1 kez 30 veya 60 mama verdik.  15 günlük falandı sanırım emiyor diye mama vermemiştim . Bütün gece ağladı. Ve ben  uykusuz sürekli emzirmeye çalısıyordum . Annem kızım sütte yetmiyor olabilir dedi . Mama verdik ve mamanın tamamını soluksuz içti Aden. Ben de sütümün yetmediğine ikna oldum sanırım . Mamayı gece ve gündüz  1er kez vermeye başladım . Önce emziriyordum sonra emmezse ya da ağlarsa mama veriyordum .  süreç bir şekilde mamadan yani biberondan yana gitmeye başlamıştı. Zar zor emiyor , güçlü çekmiyor biberonun kolaylığını arıyordu. Avent biberon kullanıyorduk 1 tane daha aldık. Medelayı da az akıyor diye sevmedi ağlıyordu. Çaresizlik içerisinde emzirmeye çalışırken bir yandan ağlamaması ve aç kalmaması için mama veriyordum .  Tabiki şu da var sen emzirmeye çalışırken aç bu çocuk laflarına kulak tıkayamıyorsun.Aden neredeyse 40 günlük olacaktı ve mama miktarı 150-200 cc arasına kadar çıkmıştı. Mamayı içiyor deliksiz uyuyordu. Bazı geceler sütümü sağıyordum ve uyandığında biberonla veriyordum .

Bu döngü ve karmaşa beni oldukça üzmeye başlamıştı. Emzirme ,sağma ,mama ,biberon vs derken gittikçe emziremeyeceğim düşüncesi beni kaplamıştı . Sütlerim akıyor ama Aden ağlıyor emmiyordu. Memede tutmak oldukça zorlaşmaya başlamıştı. Aden tam kaç günlüktü hatırlamıyorum ama bir gece emzirip yatırdığımda uyku tutmadı ve bir araştırma yapmak istedim.

Google ‘a –sadece anne sütü verebilmek- yazdım ve karşıma çıkan ilk blogu okumaya başladım.  Tomris’in emzirme notları!!!

Okudukça evet diyordum ,yapabilirim.

Çünkü okuduğum her şey çok mantıklı ve yapılabilir geliyordu.

Gerçekten de azcık mamadan bir şey olmaz diye başlayan süreçte kazananın meme değil mama alacağını anlamam çok uzun sürmedi .

Tomris’in emzirme notları da böyle diyordu .’ -Biraz mamadan bir şey olur, hem de çok şey! Çünkü biberon ile mama vermeye bir başlarsanız çok büyük ihtimalle bir süre sonra (ortalama iki-üç ay) bebeğiniz tamamen mama ile beslenmeye başlayacak, anne sütüyle değil. Bazı dikkatli anne-babalar anne sütü verilen süreyi uzatmayı başarabilir, bu biraz da bebeğin doğasına ve biberonun ne kadar geç başlandığına bağlı, ama bu iş 6-7 aydan uzun sürmeyecektir.’(alıntıdır ) Bakınız ——————-http://bebekyapimbakimonarim.blogspot.com.tr/2013/02/tomrisin-emzirme-notlar-2-doktor-mama.html

Neee 2-3 ay mı ? sadece 3 ay kadar emzirme fikri  beni çok korkutmuştu. Emzirmek istiyordum sadece onu doyurmak  için değil onunla yakın olabilmek için koklayabilmek için daha çok öpebilmek için ve bir sebepte kendi sağlığım ve doğum kilolarımdan kurtulmak için.

Notları okumaya devam ettim. Resmen ezberledim. Emzirmeye devam edebilmemin tek yolu emzirmek daha çok emzirmek ,çok çok emzirmekti. Çünkü dolu bir meme süt üretmiyor ve o şekilde beklediği zamanda süt üretimimiz azalıyor . Bu notlardan en çarpıcı aklımda kalanları paylaşmak isterim.

  • Süt üretimini tetiklemek için memeyi boştutmak!Bunun için de sık sık emzirmek gerekiyor.
  • Meme dokusunun süt yapım kapasitesi sınırsız ; ne kadar istersek üretebiliyormuş.
  • Bir çok şeyin tek çözümü meme , sadece açlık değil.
  • Gak deyince emzirin guk deyince emzirin.
  • Emzirmeyi istemek süt getirir.
  • Çözüm –emzirme kampı

Bu ve bunun gibi daha birçok sizi emzirebileceğinize ikna edecek bilgiler veriyor Tomris’in emzirme notları . Okuyun mutlaka okuyun kesinlikle okuyun.

 

2 saat kadar okuduğum emzirme notlarından sonra karar vermiştim ki ; sabah biz emzirme kampına başlıyorduk . Belkide en can alıcı cümle şuydu :  Çünkü hayatta kalma içgüdüsü, biberon için inat etmekten daha baskın gelir.

Sabah kararlığımın verdiği neşeyle eşime anlattım ve bebeğimi sonsuz bir istekle emzirmeye başladım. Kahvaltı ettim ; onu kucağıma aldım ve akşam yatana kadar çok az bıraktım . sürekli emzirdim .Uyudu uyandı yine emdi. Gece uzun uyumasına izin vermedim . Uyandırdım yine emzirdim.  Mucize gibiydi her şey .  Aden emiyordu süt geliyordu , ağlamıyordu daha sakin ve huzurluydu. O 3 gün yapışık yaşadık . Aden’e iyi geldiği gibi bana da iyi gelmişti.  Bir gün önce 220 cc ( günde ) mama içmiş bir bebek bugün mamasız doymuştu. 2. Gün akşamı biraz ağlayınca insan hemen inanamıyor . Acaba doymadımı sorusu hemen geliveriyor. Evet mama vermeyi denedim ama kasıkla . biberon yok !

  1. günün sonunda zafer bizimdi . Benim ve Aden’in .

Sanki sihirli bir değnek değmişti bize ve bebeğim mamasız sadece annesiyle doymayı öğrenmişti.

İlerleyen günlerde sadece gece yatmadan kaşıkla mama vermeyi denedim 1 hafta kadar 30 cc sini aldı Aden. Ama daha fazlasını almadı. İstemiyordu .

Aden 7 mart doğumlu . Ben emzirme kampına 15 nisanda başladım . bugün 28 Mayıs ve Aden o tarihten beri anne sütüyle besleniyor.

 

Ben emzirme kampı yaparken gerçekten hiç zorlanmadım mucize gibiydi. Resmen istedim ve oldu durumu . 

Gelelim sonuçlarına Aden 2. Ay doktor kontrolünde 35 günde 880 gr alarak günde 25 gr a geliyor . sınavı geçti.Doktorumuz mamayı kesmiş olduğumuz halde aldığı kiloyu yeterli buldu . Gelişimi iyi gidiyordu .

İşte bir annenin en mutlu anı .

Ben karşıma çıkan tomrisin notlarıyla başardım bunu ; kendisine sonsuz teşekkürler .Bebeğini anne sütü ile beslemek isteyen  her anne için eğer sorun yaşıyor ise DENEMEYE DEĞER !!!

 

SÜTÜMÜZ BOL OLSUN ANNELER .1_95

 Tarih :7ekim 2016 

Aden anne sütü almaya devam ediyor 🙏 

5 buçuk aydan beri de ek gıda alıyor .

 

 

 

 

 

Check Also

Hi Coding E twinning Project Plan

Hi Coding About the project Learning the coding helps us understand the rapidly changing world ...

Okul Öncesinde Kodlama

Merhaba ; Uzun bir aradan sonra yine bloğum aklıma geldi . Bir süredir hem araştırdığım ...

2.908 comments

  1. Hello there! I know this is kinda off topic but I was wondering if you knew where I could find a captcha plugin for my comment form? I’m using the same blog platform as yours and I’m having problems finding one? Thanks a lot!